Erektil Disfonksiyon (Sertleşme Sorunu)

Sertleşme Bozukluğu (Erektil Disfonksiyon) İçin Güncel Tedavi Yaklaşımları


Son zamanlarda sertleşme sorunu veya erektil disfonksiyon için devamlı ve kalıcı tedaviler geliştirildi. İlaç tedavileri, Şok Dalga Tedavisi (ESWT), Penise PRP ve Penis Protezi Uygulamaları, hijyen sağlanmış muayenehanelerde gerçekleştirilir ve hastanın özel bilgileri korunur.

Erektil disfonksiyon veya iktidarsızlık olarak da bilinen bu durum, bir kişinin cinsel birleşmede gerçekleşmesi gereken ya da tatmin edici sertleşmeyi gerçekleştiremediği durumdur.

Ereksiyon (Sertleşme) Mekanizması

Cinsel uyarılma ve sinirsel uyarılar sonucunda penise kan akışını sağlayan damarlar genişler ve kanı toplayan damarlar kapanır. Penis kanla dolduğu için birlikte sertleşme olur. Hormonal, sinirsel, damarsal ve penise ait dokuların sağlıklı bir şekilde çalışması gerekir.

Dünya çapında yapılan kapsamlı bir çalışma olan Massachusetts Erkek Yaşlanma Çalışması, 65 yaş ve üstü erkeklerin %52’sinin erektil disfonksiyona sahip olduğunu ortaya koydu. Ülkemizde yapılan bir araştırmaya göre bu yaş grubunun %69’u sertleşme sorunu yaşadı. Dünya çapında, 20 ila 70 yaş aralığındaki erkeklerin %16’sının ereksiyon sorunları yaşadığı tahmin ediliyor. 2025 yılına kadar dünya çapında 322 milyon sertleşme sorunu yaşayan erkek olacağı tahmin ediliyor.

Erektil Disfonksiyon Nedenleri

Çok sayıda faktör ereksiyonu etkiler. Bununla birlikte, temel olarak organik veya psikojenik olabilir. Damarsal, hormonal, sinirsel veya penis dokusundaki değişiklikler organik nedenlerdir. Altta yatan nedenin tam olarak belirlenmesi ise etkili bir tedavi uygulanabilmesi için gereklidir.

Kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, diyabet (DM), hiperlipidemi, sigara, radyoterapi ve vasküler bozukluklar (arteryal yetmezlik, venöz kaçak disfonksiyon, penil venöz kaçak tedavisi gibi) damarsal (vasküler) sebeplerdir.

Nörojenik (sinirsel) nedenler: Parkinson, multiple skleroz, inme, beyin tümörleri, spinal kord travması ve tümörleri, diyabet, böbrek yetmezliği, polinöropati, geçirilmiş cerrahiler

Penis Hastalıkları: Doğuştan gelen penis bozuklukları (hipospadias, epispadis, mikropenis), peyronie hastalığı, penis kanseri vb.

Hormonal sebepler: Bazı hormonların eksikliği veya tiroid bezinin az veya fazla çalışması ereksiyon bozukluğuna neden olabilir.

İlaçlar: Bazı tansiyon ilaçları ve hormonları, kan basıncını ve sinirsel uyarımı etkileyen ilaçlar iktidarsızlığa ve cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olabilir.

Psikolojik: Stresli yaşam tarzı, endişeleri, iş, aile ve çevre ile ilgili sorunlar, cinsel yaşamlarını ve ereksiyonlarını etkileyebilmektedir.

Sertleşme Sorunu Nasıl Belirlenir?

Anamnez ve Fizik Muayene: Hasta ve partneri ayrıntılı bir şekilde sorgulanmalı ve medikal sorunları araştırılmalıdır. Her hasta genital, üriner, hormonal, vasküler ve nörolojik hastalıklarına ilişkin kapsamlı bir muayeneden geçmelidir.

Laboratuvar Testleri: Erektil disfonksiyon ön tanısı ile değerlendirilen hastalarda, tam idrar tahlili, tam kan sayımı, kreatinin, açlık kan şekeri veya glikolize hemoglobin, karaciğer fonksiyon testleri ve serum lipid profili ölçülmelidir.

Spesifik Tanısal Testler: Nokturnal Penil Tümesans Testi (NPT), Vasküler Testler (Penil Doppler, Kavernosometri, Arteriografi) ve bir dizi nörolojik test kullanılır.

İktidarsızlıkla Başa Çıkmanın Yöntemleri

Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve Risk Faktörlerinin Belirlenmesi: Sigarayı bırakmak, daha az alkol içmek ve düzenli olarak egzersiz yapmak en önemli tavsiyelerdir. Bununla birlikte, daha az şeker, tuz ve yağlı yiyeceklerle beslenmek, hem cinsel performansı hem de genel sağlık ve yaşam kalitesini iyileştirecektir.

Birinci Basamak Tedavi Yöntemleri

Ağızdan İlaç Tedavisi: Fosfodiesteraz 5 inhibitörü (PDE-5) ilaçları, erektil disfonksiyon için önerilen ilk tedavidir. Bu ilaçlar, penis damarlarını genişletir ve kan akımını artırır. Burun tıkanıklığı, baş ağrısı, mide yanması, yüz kızarıklığı, geçici görme bozukluğu ve uyuşukluk, PDE-5 inhibitörlerinin başlıca yan etkileridir. Nitrat içeren ilaç kullanan hastalarda, PDE-5 inhibitörlerinin uygulanmasının ani kan basıncı düşüklüğüne neden olabileceği göz ardı edilmemelidir. Bu ilaçların kardiyovasküler ve sistemik yan etkileri nedeniyle tedaviden önce doktor kontrolü gereklidir.

ESWT olarak da bilinen Düşük Yoğunluklu Şok Dalga Tedavisi, düşük yoğunluklu ses dalgalarıyla birlikte peniste doku yenilenmesi ve yeni damarların oluşumu yoluyla sertleşme sorununa kalıcı bir çözüm sağlar. İşlem anesteziye ihtiyaç duymadan yapılmaktadır ve poliklinik koşullarında 20’şer dakikalık altı seans halinde yapılmaktadır. Hasta, operasyondan sonra günlük yaşamına devam edebilir. Bu işlem, hastaların %70-80’inde başarılı sonuçlar sağlar. Avrupa Üroloji Derneği Kılavuzlarında 1. sırada önerilen tedavi yöntemleri arasında yer alıyor çünkü güvenli ve etkilidir.

Vakum Cihazları: Penis üzerine yerleştirilen silindir şeklindeki cihazlar, negatif basınç oluşturarak kanı penis içinde toplayarak ereksiyonu sağlarlar. Ereksiyon bozukluklarının tedavisinde etkili ve güvenlidir. Vakumdan sonra penis köküne sıkma halkasının 30 dakikayı aşkın süreli kullanılması tavsiye edilmez. Aksi takdirde peniste uyuşma ve his kaybı gibi istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.

İkinci Basamak Tedavi Yöntemleri

İntrakavernozal Enjeksiyonlar: Vasküler, sinirsel ya da zihinsel nedenlerle meydana gelen ereksiyon bozukluğu için etkili bir tedavi yöntemidir. Hastanın kendi penisine ince uçlu bir enjektör kullanarak ilaç enjekte etmesi temelini oluşturur. Enjekte edilen ilaç, kan damarlarını genişleterek penisin kanla dolmasını sağlar. Bu, penisin ereksiyon haline gelmesine yardımcı olur. İlaç uygulanan bölgede fibrozis en yaygın yan etkidir. Enjeksiyon sonrası hipertansiyon ve baş dönmesi en az görülür. İlaç kullanımı sonrası dört saat içinde ereksiyon gerilemezse bu duruma priapizm adı verilir. Acil müdahale gereklidir.

Üçüncü Basamak Tedavi Yöntemleri

Penis Protezleri: Penisi sertleştiren kavernöz yapılar olarak bilinen dokuların içlerine ameliyatla yerleştirilen silikon alaşımlı implantlardır. Bükülebilir ve şişirilebilir olarak iki kategoriye ayrılır.

Genel olarak, sertleşme sorunu yaşayan organik kökenli hastalara uygulanır. Bu, sertleşme sorununa farklı tedavilerin yeterince yanıt vermediği ve hastaların beklentileri karşılamadığı durumlarda gerçekleştirilir.

En büyük avantajlar, hastaların bundan sonraki cinsel yaşamlarında bir daha sertleşme sorunu yaşamayacak olmaları ve yaşlandığında performanslarında aynı şekilde sorun yaşamayacak olmalarıdır.