MRI Füzyon Biyopsi

Prostat Kanseri

Prostat kanseri, erkeklerde akciğer kanserinin ardından en yaygın kanser türüdür ve erken tanı ile başarıyla tedavi edilebilir. Amerikan Kanser Derneği tarafından açıklanan rakamlara göre, her altı erkekten biri yaşamları boyunca prostat kanserine yakalanır. “MR Füzyon Biyopsi” yöntemi, bu hastalığın teşhisi için devrim niteliğindeki bir gelişmedir.

Prostat kanseri için erken tanı

Prostat kanseri, tipik olarak erken belirti göstermez. Ancak ilerleyen zamanlarda şikayetleri olabilir. Bu dönemde bu hastalıktan kurtulmak biraz zordur. Bu nedenle, hastalığın henüz prostatta sınırlı olduğu ve herhangi bir klinik belirti göstermediği erken dönemde teşhis edilmesi çok önemlidir. Ailelerinde prostat kanseri geçmişi olanların kırk yaşından sonra ve olmayanların kırk beş yaşından sonra yılda bir kez prostat muayenesi için bir üroloji uzmanına başvurması, erken tanı için faydalıdır.

Tanı için ilk adım, prostatı makattan parmak yardımıyla muayene etmek ve prostattab salgılanan “PSA” proteininin kandaki seviyesini ölçmektir. Her iki teşhis yönteminde de prostat kanseri şüphesi ortaya çıkarsa, kesin bir tanı koymak için prostat biyopsisi ile doku örneklemesi yapılmalıdır.

Prostat biyopsisi nasıl yapılır?

Prostat biyopsisi, en yaygın olarak ultrason yardımıyla makattan girilerek yapılır. Doku örnekleri, prostatın 10 ila 12 noktasına körlemesine atış yaparak alınır. Bu yaklaşım, prostat kanseri olgularının yalnızca %70 ila %75’ine tanı koyma yeteneğine sahiptir. Kanser vakaları atlanabilir. Biyopsinin ardından kanser teşhisi konulmayan kişiler için tekrarlanan biyopsiler önerilir. Bu hastalar enfeksiyon, ağrı ve kanama riskiyle karşı karşıyadır.

Modern bir yaklaşım

Bu yöntem, yüksek hassasiyetli bir “akıllı biyopsi” kullanarak prostatta kanser şüphesi taşıyan dokular keşfedilmesini sağlar.

İşlemde, önce prostatın çok kesitli magnetik rezonans (MRI) görüntüleri incelenerek şüpheli kanser odak noktaları işaretlenir. Son olarak, özel bir yazılım kullanılarak magnetik rezonans görüntüleri işlenir ve ultrason görüntüleri ile birleştirilir. 3 boyutlu bir model oluşturduktan sonra, biyopsi iğnesi işaretli şüpheli noktalara doğru yönlendirilir ve biyopsi işlemi doğrudan hedefte gerçekleştirilir.

Bu yöntem, standart biyopsiler gibi kanser olgularını atlamamaktadır ve tekrarlayan biyopsilere gerek kalmamaktadır. Ayrıca prostat kanserinin tanısı için oldukça yüksek bir doğruluk oranına (%98) sahiptir.